Fransızca - Türkçe Sözlük
190.000+ kelimelik sözlükte arayın
🇫🇷 Fransızca → Türkçe
🇹🇷 Türkçe → Fransızca
📘 Fiil Çekimi
✕
🔍
⭐
⌨️
a
b
c
d
e
f
g
h
i
j
k
l
m
n
o
p
q
r
s
t
u
v
w
x
y
z
é
è
ê
ë
à
â
î
ï
ô
ù
û
ü
ç
space
⌫
laisser
📘
🔉
☆
bırakmak
🔉
izin vermek
🔉
terk etmek
🔉
laisser
📘
🔉
☆
aller (m) - gevşeklik
🔉
kendini salıverme
🔉
başıboşluk
🔉
laisser
📘
🔉
☆
passer (m) - geçiş izni
🔉
geçiş belgesi
🔉
laisser à découvert
🔉
☆
açıkta bırakmak
🔉
laisser à lui
🔉
☆
même - kendi haline bırakmak
🔉
laisser à pied
🔉
☆
yaya bırakmak
🔉
yolda bırakmak
🔉
laisser affamé
🔉
☆
aç bırakmak
🔉
laisser aller
🔉
☆
salıvermek
🔉
kendi hâline bırakmak
🔉
gevşemek
🔉
laisser au hasard
🔉
☆
rastlantıya bırakmak
🔉
laisser au vent
🔉
☆
rüzgâra bırakmak
🔉
laisser copier
🔉
☆
kopya çekmesine izin vermek
🔉
kopyalamasına izin vermek
🔉
laisser couler
🔉
☆
akıtmak
🔉
akmasına izin vermek
🔉
laisser couler d’un coup
🔉
☆
birdenbire akıtmak
🔉
bir hamlede akmasına izin vermek
🔉
laisser couler l’eau
🔉
☆
suyu akıtmak
🔉
suyun akmasına izin vermek
🔉
laisser dans l’étonnement
🔉
☆
şaşkınlık içinde bırakmak
🔉
laisser dans l’incertitude
🔉
☆
belirsizlik içinde bırakmak
🔉
laisser de la neige
🔉
☆
kar bırakmak
🔉
laisser de l’espoir
🔉
☆
umut bırakmak
🔉
umut vermek
🔉
laisser derrière
🔉
☆
geride bırakmak
🔉
laisser derrière soi avec inquiétude
🔉
☆
endişeyle ardında bırakmak
🔉
laisser du temps
🔉
☆
zaman tanımak
🔉
süre bırakmak
🔉
laisser échapper
🔉
☆
kaçırmak
🔉
elden kaçırmak
🔉
ağzından kaçırmak
🔉
laisser échapper de l’air
🔉
☆
hava kaçırmak
🔉
havayı salıvermek
🔉
laisser échapper le bout
🔉
☆
ucunu kaçırmak
🔉
laisser échapper par inadvertance
🔉
☆
istemeden ağzından kaçırmak
🔉
dalgınlıkla kaçırmak
🔉
laisser échapper un soupir
🔉
☆
bir iç çekiş kaçırmak
🔉
iç çekmek
🔉
laisser en attente
🔉
☆
beklemede bırakmak
🔉
laisser en bouche
🔉
☆
ağızda tat bırakmak
🔉
laisser en friche
🔉
☆
nadasa bırakmak
🔉
ekilmeden bırakmak
🔉
laisser en l’état
🔉
☆
olduğu gibi bırakmak
🔉
laisser en plan
🔉
☆
yarım bırakmak
🔉
ortada bırakmak
🔉
laisser en souvenir
🔉
☆
hatıra olarak bırakmak
🔉
laisser en suspens
🔉
☆
askıda bırakmak
🔉
muallakta bırakmak
🔉
laisser en tête à tête
🔉
☆
baş başa bırakmak
🔉
laisser entendre
🔉
☆
ima etmek
🔉
sezdirerek söylemek
🔉
laisser faire
🔉
☆
izin vermek
🔉
müdahale etmemek
🔉
kendi hâline bırakmak
🔉
laisser fluctuer
🔉
☆
dalgalanmasına izin vermek
🔉
dalgalandırmak
🔉
laisser fuir l’eau
🔉
☆
su sızdırmak
🔉
su kaçırmak
🔉
laisser inactif
🔉
☆
atıl bırakmak
🔉
hareketsiz bırakmak
🔉
laisser inassouvi
🔉
☆
tatminsiz bırakmak
🔉
doyumsuz bırakmak
🔉
laisser indifférent
🔉
☆
kayıtsız bırakmak
🔉
ilgisiz bırakmak
🔉
laisser infuser
🔉
☆
demlenmeye bırakmak
🔉
laisser la porte ouverte
🔉
☆
kapıyı açık bırakmak
🔉
ihtimali açık bırakmak
🔉
laisser le choix
🔉
☆
seçim hakkı tanımak
🔉
seçimi bırakmak
🔉
laisser les portes ouvertes
🔉
☆
kapıları açık bırakmak
🔉
imkânları açık bırakmak
🔉
laisser libre
🔉
☆
serbest bırakmak
🔉
özgür bırakmak
🔉
laisser mûrir
🔉
☆
olgunlaşmaya bırakmak
🔉
olgunlaştırmak
🔉
laisser onduler
🔉
☆
dalgalanmasına izin vermek
🔉
dalgalandırmak
🔉
laisser ouvert
🔉
☆
açık bırakmak
🔉
laisser paraître
🔉
☆
belli etmek
🔉
görünür kılmak
🔉
yayımlamak
🔉
🌍
🇩🇪
🇫🇷
🇧🇬
🇬🇷
🇪🇸
🇳🇱